KAPINA GELDİM
📘Herkese merhaba! Bugün, lise 4'teyken derece alan şiirimi sizlerle paylaşmak istedim. Umarım okurken keyif alırsınız.
📘Liseler Arası Mevlana Şiir Yarışması için ben ve arkadaşım şiir yazmaya çalışıyorduk. O, Mevlanayla ilgili kalın kalın kitaplara sarıldı, bense iç sesimi dinlemeye karar vermiştim. Sözcükleri bir türlü bir araya getiremiyordum. (İlham perileri uğramıyordu :( ) Öyle bir şey yazmalıydım ki okuyan bir daha okumak istesin, derin düşüncelere dalsın ve mısralarda anlam aramaya çalışsın.
📘Yazıp yazıp siliyordum sözcükleri, adeta benimle dalga geçtikleri bir gündü. Sonra dershanede eşit ağırlık 2 ye düştüğümü öğrenince o gece uyuyamamıştım. Sınav öğrencisiydim ve psikolojisi bana çok ağır geliyordu. Haberi alınca baya üzgün bir halde vakit gece yarısı olmasına karşın aldım elime kalemi, kağıdı ve sözcüklerin bir anda akıp gittiğini gördüm. Bu şiirin ortaya çıkmasındaki ilham kaynağım kesinlikle böyleydi. (Güle Giydirilen Tennure başlığı altında lise derecesinde beğenilen şiirler bir araya getirilmişti. Benim şiirimin ismi ''Kapına Geldim'')
Ya Rabbi!
Ben her daim affedilmeyi bekleyen bir kulum,
Sense kapılarını her daim açık tutan Rahimsin.
Elim varmıyor harama, dilim uzanmıyor küfre,
Ayaklarım da gelemiyor tövbe kapına!
Çıldırmış ya Rabbi! Bu akıl, bu fikir!
Bak, beni senden nasıl da alıkoyuyor!
Nasıl da her şeyi gözlerimin önüne seriveriyor!
Sen daha küçüksün, gençsin, günahsızsın diyor.
Bilmiyor ki benim ne kadar dirildiğimi, öldüğümü, kan ter içinde uykulardan uyanıp rüyaya daldığımı.
Aralık bıraktığın kapıdan umutlarını almak için boynumu bükerek gelişimi bilmiyor ki!
Bilmiyor ki daha söyleyecek onlarca yakarışlarımı. Duymuyor ki içimde yanan gençlik ateşinin cayır cayır sesini!
Kalbim ney sesleriyle sana adım adım yaklaşmamı söylerken, fikirlerim davul zurnayla beni bilmediğim yerlere sürüklüyor.
Bense çaresiz, boynu bükük, bir kez o kapıya adım atıp umutlarımı kucaklamak istiyorum.
Bilmiyorum ki beni kabul eder misin?
Sen, ya Rabbi!
Sen bu deli, bu çılgın, bu günahkâr uykulardan uyanıp dirilen genci affeder misin?
Korkuyorum ya Rabbi! Ya içimdeki mum söner de o karanlık beni boğarsa?
Peki, ya sana yakınlaşmamı sağlayan ney sesi susarsa bir daha o sesi duyabilir miyim?
Çıldırıyorum ya Rabbi! Aklımı mı kalbimi mi bastırsam?
Susmuyor günaha giden yollar!
Aklım beni her an ele geçirecek vahşi bir canavar gibi dururken ayaklarım hâlâ tövbe kapına gelmek istiyor.
Yüzüm yok Rabbim! Sayamadığım onlarca hataya beni kapının azıcık yanına mı koyarsın? Yoksa tamamen içeri mi alırsın? Bunlar yetmezmiş gibi bir de ney sesinin altında fısıldayan bir ses var. Ses o kadar ürkütücü ki ya Rabbi! Gençlik alevimi harlıyor. Bu ses o kadar yakın ki sanki benden bir parça. Sanki beni senden tamamen koparmak için tırnaklarını bileyen bir yaratık. İşte ben Yarabbi! Ben şu genç yaşımda "nefs" denen o canavarla tanıştım. Meğer aklımdaki davuldan daha beter olan bir canavar... Rabbim, son bir kez soruyorum sana. Beni onca hatama rağmen yanına alır mısın? Duyar gibiyim ya Rabbi: "Gel, gel ne olursan ol yine gel, İster kâfir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel." Dediğini duyar gibiyim...📘Tabi ki herkesin ilham alma şekli farklıdır. Belki saçma gelebilir ama benim şiirimin ilham kaynağı bahsettiğim gibiydi.📘Umarım yazma tutkunuzu kaybetmezsiniz. Sonraki bloglarda görüşmek üzere, takipte kalın!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder