''BABA OLMAYI BECEREMEYENLER, TANRI OLMAYI DA BECEREMEZLER.''
🔱Toprak Ana çelikten bir tırpan yaptı Kronos'a. Güneşte ateş gibi yanan, dokunduğu her nesneyi ortadan ikiye ayıran. Uzattı oğluna, ''Al bunu.'' diye emrettti. ''Al bunu ve yen onu. Babasının gölgesinde yaşayan çocuklar asla büyüyemezler. Babasına muhtaç olanlar hiçbir zaman özgür olamazlar. Babalarının merhametine sığınan oğulların yaşamaya hakları yoktur.''
🔱Alıntımızdan da anlaşılacağı üzere bugün Ahmet Ümit'in yeni kitabı çok çok konuşulan, okunma sayısı 1.sırada olan Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni konuşuyoruz. (Kendisi en sevdiğim yazardır, çok saygı duyuyorum. 3-4 kez tanışma imkanımız oldu, çok samimi biri :) Tanışma imkânınız yoksa bile kitaplarını okuyarak onunla bağ kurabilirsiniz. :) Sonraki yazılarımda nasıl tanıştım, hangi kitaplarını okudum diye bilgi verebilirim.)
🔱Büyük bir Ahmet Ümit hayranı olarak kitapları çıkar çıkmaz fuardan alıyordum fakat pandemi araya girince bu mümkün olmadı ama tabi ki kitapçılardan elde etme imkânım oldu. -15 Haziran'da piyasaya sürüldü, 28 Ağustos'ta kucaklaşma fırsatını yakaladım.- Bu kitabının diğerlerinden farklı olacağını biliyordum. Ahmet Ümit'i bilmeyenler için kısaca kendisinin polisiye yazarı olduğunu söylemek isterim. Diğer kitaplarında elbette gerilim-cinayet konuları yoğunluktaydı, bazı kitaplarında tarihten esintiler vardı fakat bu kitap gerçekten bambaşkaydı. Mitoloji, tarih, gerilim, korku, cinayet iç içe. Yazarın mitolojiden yararlandığı ilk kitabı ve gayet başarılı. (Yunan mitolojisine ilgi duyan biri olarak bu kitabı okuduğum için çok şanslıydım.)
🔱Ahmet Ümit'in sıkı takipçisi olanlar veya birkaç eserini okuyanlar nasıl yazdığına âşinadır ama bilmeyenlere şunu söyleyebilirim ki yazarın her zaman akıcı bir dili, sürükleyici bir kalemi var ve genellikle katili bulmamızı biraz daha zorlaştırmak için kişilerden kişilere atlıyor. Yani mesela kurban bulunduktan sonra başkomiserler, yardımcılar çevreyle çok çabuk bağlantı kuruyor, işlerini titizlikle yapıyorlar ve dediğim gibi ölen kişinin yakınlarını hemen tanıyoruz. Kişileri tanıdıkça katil acaba bu mu derken diğerine kayıyoruz -e bu da yazarın usta kalemi sayesinde- olaylar çok hızlı gelişiyor. (Tabi ki çok fazla kitabını okuduğum için bu romanında katili buldum :) )
🔱Birkaç adım sonra siyahi bir İsa resmi çıktı karşılarına. Teni çikolata gibi tatlı bir kahverengi ama gözleri bulutsuz bir gökyüzü gibi maviydi. (Gerçekten kitapta en beğendiğim cümle buydu, bu yüzden alıntılamak istedim. Ayrıca yazarın betimlemelerinin çok iyi olduğunu belirtmeyi unutmuşum.)




Güzel bir yazı olmuş.Ahmet Ümit'in diğer kitapları hakkında da bir yazı gelebilir mi?
YanıtlaSilMerhaba, beğenmenize sevindim, elbette gelebilir 🌸
Sil