1 Eylül 2021 Çarşamba

YAZARLIĞIN RUHU OLUR MU?

 

              YAZMA TUTKUM NASIL                                    BAŞLADI?


✍️Anne karnından kitap kurdu olarak doğduğum söylentileri doğrudur :) Elimde bir kitap gözümde kocaman yuvarlak gözlük :D (Peki gerçekten böyle doğan bir bebek hayal ettiniz mi?) Gelin yazma tutkumun nasıl başladığına hep beraber bakalım!

✍️Güzel yazmak, ortaya çok iyi eserler çıkarmak için daima okumalısın derler. Altın değerinde olan başyapıt eserleri okuduğunuzda da bu sözün değerini anlayacaksınızdır. Okudukça elinizde duranın bir kitap değil de masmavi derin bir deniz olduğunu göreceksiniz. Tabi ki yazarlarımız da durmadan okumuş okumuş ve okumuşlar. Okudukları her şey onların vücüduna dağılmış. Et olmuş, kemik olmuş, sinir olmuş, deri olmuş, tırnak olmuş ve hücre olmuş. 

✍️İlk olarak ben de bunu yaptım. İlkokul yıllarımdan itibaren sürekli kitap okudum. Zaten ilkokul hocam sözelci olduğumu keşfetmişti. (İlkokul hocamla hâlâ görüşürüm, buradan selam olsun.) O zamanlar tabi ki seviyeme uygun kitaplar okuyordum fakat yavaştan edebiyata ilgim olduğunu da seziyordum. 4.sınıfta falan okuma yarışması yapardık, hep birinci olurdum. -Bazen ikizim beni geçse de- sürekli birinci olurdum. Çünkü okuduklarım sayesinde hem çok hızlı konuşuyordum hem de çok hızlı okuyordum. (Hâlâ çok hızlı konuşuyorsun diyenler de oluyor :) )

✍️Sonra herkes gibi yavaş yavaş ben de büyüdüm ve alışkanlığımı devam ettirdim fakat siz de bilirsiniz ki her şey bir anda olmuyor. (''İyi şeyler zaman alır.'' mı yahut Oğuz Atay'ın sözü mü haklı ''İyi şeyler birdenbire olur; böyle bekletmez insanı.'' bu da tartışmalı bir konu.) Büyüdükçe kendimi daha çok keşfetmeye çalıştım, okuduğum kitap tarzlarını değiştirdim, bu eserler nasıl bu kadar iyi yazılır diye merak etmeye başladım. (6-7.sınıf yılları)

✍️Tam olarak yazma maceram 8.sınıfta başladı diyebilirim. Onun öncesinde birkaç şey karalamıştım ama yazar olma gibi bir hayalim yoktu. Her konudan kısa kısa hikâyeler yazıp arkadaşlarıma okutur ve kara kaplı defterime yorumlarını yazmalarını isterdim. O zamanlar yakın olduğum arkadaşlarım yazdıklarımın hepsine bayılırdı. (Defteri saklıyorum ve arada açıp baktığımda duygulandırmıyor değil fakat o zamanki yazdıklarıma gülüyorum. Çünkü insan zamanla pişiyor ve fikirleri ister istemez değişiyor. Bu yüzden yazma tutkusu olanlara küçüklükten başlamalarını tavsiye ederim.) Ayrıca hep Türkçe öğretmenleriyle aram çok iyiydi. 8.sınıftayken çok çok sevdiğim -neredeyse idolüm olan- bir Türkçe hocamız vardı. Yazdıklarımı ona da okutur ve yorum alırdım. Zamanla pişeceğimi hocamın yorumuyla bir kez daha anlamıştım. (Buradan hocama da selamlar) 

✍️9.sınıfta artık yazarların hayatlarını daha da merak ettim, yazarlık hayalim başladı. Okuma maceram hız kesmeden devam ediyordu. Artık hikâye değil klasiklere de başlamıştım, kalın kalın romanları da okuyordum. (Suç ve Ceza romanını bir arkadaşım elimde görüp ''Bu sana ağır gelmiyor mu?'' demişti. Arkadaşlar kitaplarla aram hep iyiydi, ne onlar beni bıraktı ne ben onları. Okuma tutkusu olan birine ne ağır gelebilirdi ki? Kitaplarım beni terk ederse bu ağır gelir işte :) ) Edebiyatçılarla aram iyiydi, sürekli okuyordum ve sürekli yazıyordum. Hikâye yarışmalarına katılıp hocalarımdan destek alıyordum. Edebiyat, kitaplar, yazmak benim için bir tutku haline dönüşmüştü. (Okul çapında basılan 2 tane eserim olmuştu, sonraki bloglarda bahsederim.)

✍️11.sınıfta da bir arkadaşımla beraber şiir ve hikâye yarışmalarına katıldık. (O zaman da şiirim beğenilip kitap haline getirilmişti, farklı liselerden beğenilen şiirler de vardı içerisinde, bu eserimi de ilerleyen yıllarda paylaşabilirim.) Yani ortaokulun sonu-lisenin başları kendimi keşfettiğim bir dönem olmuştu. Kitaplarla aram hiç bozulmadı.(En sevdiğim türün polisiye olduğunu keşfettim. En sevdiğim yazarın Ahmet Ümit olduğunu.) Yazmak, içimde kelebekler uçuran bir aktiviteydi. (Dereceye giren bir hikâyem vardı fakat onu bulamadığım için paylaşamıyorum maalesef.)

✍️Lise sonda yks telaşından arta kalan günlerde de okuyup yazmaya devam ettim. Yarışmalara katıldım, derece alan şiirim oldu, tutkularım hiç bitmedi.

✍️Şu an üniversite 2.sınıfa başlayacağım ve bu tutkum her geçen gün katlanarak devam ediyor. İleride herkese kitap imzalayacağım günleri iple çekiyorum. Bir gün ben de çoğunluğa hitap eden bir yazar olabilmenin hayaliyle yaşıyorum ve bunun için çabalıyorum.

                 

              

      

      

      

      

             
(AZİZ NESİN'İN ÇALIŞMA MASASI)
✍️Yazma tutkusu olan herkese bol ilham perili bir hafta dilerim :) Takipte kalın!

2 yorum:

Davran Ruhunun Sesine Vur Serenad'ı Beline! 🎼 🎵 🎹

          🎻 İNCEDEN İNCEYE SERENAD İNCELEMESİ 🎸 ''Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nas...